top of page

Yumuşak Huylu Feramuz Katı

  • Yazarın fotoğrafı: rizakati
    rizakati
  • 31 May 2021
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 14 Haz 2021

Kadıoğlu sülalesinin Katılar kolundan Feramuz Katı'yı mümtaz kılan ve aranan insan olmasını sağlayan özelliği, bir nevi fahri protokol müdürü olmasıydı.

Feramuz emmi hem en yakın komşumuz, hem de en yakın akrabalarımızdan idi; eviyle evimizin arasında sadece bir diğer yakın akrabamız olan Alirzemmi’nin (Ali Rıza) evi vardı. Dedem Rıza, Alirzemminin (Ali Rıza) babası ve Feramuz emminin babası kardeş çocuklarıydı.

Soyumuzun kökenini 1700’lü yıllara kadar biliyoruz. Kerim Kadı’nın oğlu Ali, onun oğulları Mehmet ve Abdülkerim ile Mehmed’in oğulları Osman ve Mustafa’nın isimlerinden öte bilgimiz yok. İlk belgeli tarihimiz, Osman’ın iki oğlundan Abdullah’ın (diğeri Mehmet) Aksaray’da kadı iken, Mısırlı Mehmet Ali Paşa’nın oğlu İbrahim Paşanın Aksaray’ı işgal ettiği dönemde Abdullah’ın kadılık görevinde kalması için 1832 tarihinde verdiği beratla başlar.

Kadıoğlu ve Katı olarak iki kola ayrılması da dâhil, soyumuzu daha detaylı olarak ilerde anlatacağım. Şimdi konumuz güzel insan Feramuz emmi (rahmetlere gark olsun).

Yukarıda sözünü ettiğim Kadı Abdullah’ın oğlu Abdülkerim’in oğlu Berber Ahmed’in (berber) oğlu Feramuz Katı, un çuvalını taşıyacak kadar güçlü kollara sahip, oldukça babayiğit ve bunun yanında halim selim bir insandı. Onu hep gülümser yüzle hatırlıyorum. Yetim büyümüş olmalı. Bir zenaat sahibi olma imkânı bulamamış ki emekli oluncaya kadar Şirkette (Azmi Milli) işçi olarak çalıştı. Her ay, maaşına ek istihkak olarak aldığı bir çuval unu bazen bize ve diğer komşulara sattığını hatırlıyorum. Şirketin kaliteli beyaz unu mahallemizde pek rağbetteydi.

Feramuz emmiyi Taşpazar mahallesinde (mahallemizde) biricik yapan ve aranan insan olmasını sağlayan özelliği, bir nevi fahri protokol müdürü olmasıydı. Mahallede düğün, dernek, sünnet, vefat her ne olursa toplumsal bir tören yapılacağını duydu mu çağrılmayı beklemeden gider, işe el koyar, yılların verdiği tecrübeyle neyin, ne zaman, nasıl yapılacağını organize eder; düğünse sevinçten telaşlı, vefatsa kederden ne yapacağını bilmez tören sahibi ailenin büyük sıkıntısını giderir, hayır duasını alırdı.

Çocukları olmamasına rağmen Eşi Ferid’aba (Feride abla) ile uzun yıllar (belki de emekli oluncaya kadar) evli kaldı. Sonra boşanmışlar. İkinci evliliğinden nur topu gibi dört oğlu olmuş Ahmet, Mehmet, Mahmut ve Mustafa. (Ben tahsil için ayrılıp Aksaray’a çok az geldiğim dönemler).

Comments


© 2021 İstanbul - Türkiye

bottom of page