top of page

Sanki Homeros Destanı

  • Yazarın fotoğrafı: rizakati
    rizakati
  • 12 Ağu 2023
  • 3 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 18 Ağu 2023

Edebiyat Sohbetleri:

1914 (Jean Echenoz)

Tanzer Güller anlatıyor:



İnsan dediğin de aslında bir hayvandan ibarettir (Erich Maria Remarque).

Merhaba arkadaşlar! Geçtiğimiz hafta kanal editörümüz sayın Rıza Katı benimle bir makale paylaşmıştı. Makalenin yazarı Kadir Daniş, başlığı da “Aynı Türk filmi gibi trajedi ve arabesk üzerine düşünceler”. Edebistan adlı Web sitesinde makaleyi okuyup faydalanabilirsiniz, meraklıysanız. Ben okudum, faydalandım. Yer yer içinde çelişkiler olmakla beraber akademik sunuma yaklaşan bir makaleydi. Kadir Daniş’i Google amcada araştırdım. Kendisi American Kültürü ve Edebiyatı mezunu, genç yaşına rağmen Divan edebiyatına vakıf; çevirileri, romanları var. Romanlarından bir tanesi de “Serçelerin Ölümü”; ilk fırsatta onu da okuyup size anlatmayı planlıyorum. Google ile yetinmedim, You Tube’a girdim, söyleşisini buldum. Söyleşisinde baktım ki birikimli ve alt yapısı, edebiyat alt yapısı çok iyi olan bir romancı. Hangi kitapları okuyalım diye tavsiye isteyenlere, güncel edebiyattan örnek olarak iki kitap tavsiye ediyordu.

Bunlarda biri yetmiş yaşlarında Fransız romancı, Jean Echenoz’un “1914” romanı idi. Türkçesi Mehmet Emin Özcan; 2015’de Helikopter yayınları yayınlamış. Kitap okurken bana göre dikkat edilmesi gereken noktalardan bir tanesi de güvendiğimiz romancının tavsiyesi ve beğenisi çok daha önemli. Ben genelde kitapları bu şekilde seçiyorum. Tavsiye etiklerini kütüphanede bulursam kütüphaneden, bulamazsam kitabevlerinden alıyorum. Çünkü enflasyonist ortamda para değerli; bir kitap en az bugünlerde yetmiş-seksen lira; zaman da kıymetli, dolayısıyla vaktimizi, paramızı boşa harcamamak için yazarların, çizerlerin tavsiyelerine uymak gerekiyor. Neden? Çünkü ünlü sanat tarihçisi Hasan Bülent Kahraman’ın - kulakları çınlasın - bir sözü var: “Okuyucudan çok yazar var.” Diyor. Yazar enflasyonu var dünyada ve Türkiye’de. Eline kalemi alan herkes yazıyor. Tabiî ki kötü bir kitap yoktur ama zamanı da boşa harcamamak lazım. Allah rahmet eylesin Fethi Naci’nin dediği gibi, “karpuz kelek çıkmamalı”, paramızı sokağa atmamalıyız. İşte, Jean Echenoz’un “1914” adlı kitabını İstanbul kazan ben kepçe uzun arayışlardan sonra, Nişantaşında lotus AVM içinde penguen kitapevinde kitabı buldum; meğerse burnumun dibindeymiş. 32 lira internette 25 lira. Helikopter yayınları basmış 2015’de.

Kitap, ayakkabı fabrikasında çalışan Anthime adlı muhasebeci ile arkadaşlarının kısa sürecek sandıkları ve onlara öyle söylenen birinci dünya savaşına katılmak üzere cepheye gidişlerini ve savaşa katılışlarını güzel bir edebi üslupla betimlemelerle anlatıyor. Jean Echenoz hakikaten kalemini dans ettirerek bize, savaşın korkunçluğunu, bitse de izlerinin hayat boyu devam ettiğini duygularımızı diken diken ederek anlatıyor.

Benim söyleşilerimi dinleyenler bilirler ki ben bir kitabı okurken aklıma ya bir müzik, ya da bir başka kitap geliyor. Dolayısıyla Jean Echenoz’un bu kitabını okuyunca benim aklıma Erich Maria Remarque’ın “Batı cephesinde yeni bir şey yok” adlı kitabı geldi. Çünkü Jean Echenoz sanki bu kitaptan da esinlenmiş gibi. Birbirine paralellikler var. Fakat Jean Echenoz’u Erich Maria Remarque’dan farklı kılan, yetmiş yaşında olduğu için 1914 lerde olan bu savaşa tabii ki katılmamış olması. Bir şey görmemiş yaşamamış Ama Erich Maria Remarque birebir savaşa katılmış. Çevirmen kitabın arkasına bir önsöz niteliğinde şöyle bir şey yazmış: Fransızların Büyük Savaş dedikleri Birinci Dünya Savaşı'nı küçük bir romana sığdırmak kolay olmasa gerek. Ama iğne deliğinden Hindistan geçiren Echenoz var karşımızda. Dolayısıyla romanın tam bir Homeros destanına dönüşmesi işten bile değil.”diyor. Fakat ben aynı görüşte değilim. Neden? Çünkü Kadir Daniş’ de muazzam diye nitelendirdiği bu kitaba Novella değil de roman diyor. Çeviren de roman diyor. Aslında elli iki sayfaya roman demek ne derece doğru bilemiyorum; ama bence bir novella veya hikaye diyebiliriz buna. Buna roman dersek,o zaman Erich Maria Remarque’ın 224 sayfalık o uzun romanına ne diyeceğiz? Ona haksızlık yapmak olur.

Aklıma Erich Maria Remarque’ın “Batı cephesinde yeni bir şey yok” romanının hemen başlarındaki dörtlüğü geldi. Remarque ne diyordu: Bu kitap; ne bir şikâyettir, ne de bir itiraf. Harbin yumruğunu yemiş, mermilerinden kurtulmuş olsa bile, tahriplerinden kurtulamamış bir nesli anlatmak isteyen bir deneme, sadece.”

İşte Echenoz’un da anlattığı bu. Bence bir deneme sayabiliriz bunu. Echenoz da burada savaştan sağ çıkıp kasabasına geri dönüşünde yaşadığı travmaları anlatıyor. Ve o günlerin izlerini silemediğini belirtiyor. Dolayısıyla kitap bir deneme olarak, özellikle okumayı sevmeyenler, zor okuyanlar için biçilmiş bir kaftan; 52 sayfada size savaşın ne kadar ürkütücü, boyutları olduğunu anlatıyor. 1914’deki savaşta yeni bulunan gazların insanları kör ettiğini, yeni kullanılan uçakların insanları nasıl öldürdüğünü, kalemini dans ettirerek hakikaten güzel bir şekilde anlatıyor. Ama buna roman demek bence haksızlık olur.

Savaş kötü; Erich Maria Remarque’a dönersek, bakın savaştaki orduları nasıl anlatıyor.” İnsan dediğin de aslında bir hayvandan ibarettir. Ancak ekmeğe tereyağı sürer gibi biraz edep ve gösterişle hayvanlığını örter. Ordular bu esas üzerine kurulmuştur.” Evet, ordular bu esas üzerine kurulmuştur; savaşta aynı bir hayvana dönüşüyorlar. Yırtıcı bir aslan gibi birbirilerine saldırıyorlar, boğazlıyorlar, ders almıyorlar. Bu 1914’den sonra 1939 da İkinci Dünya Savaşı yine milyonlarca ölüme sebebiyet verdi. Allah inşallah dünyamıza böyle savaşları bir daha göstermesin. Göstermesin diyorum ama savaş bu… Tolstoy ünlü eserinde savaş hakkında, “İnsanların damarlarındaki kan ne zaman boşalır ve yerine su dolarsa o zaman savaş olmaz.” Der. İnsanların damarlarına kan yerine su dolmayacağına göre savaşlar hep olacak. Allah dünyaya akıllı devlet adamları, okuyan devlet adamları nasip etsin de savaş bir daha olmasın. Allah kimseyi bu savaş felaketleriyle terbiye etmesin. Amin amin, amin.


 
 
 

Comments


© 2021 İstanbul - Türkiye

bottom of page