top of page

Dağarcık - Ağustos 2023

  • Yazarın fotoğrafı: rizakati
    rizakati
  • 18 Ağu 2023
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 28 Oca 2024

Duamız olmasa ne ehemmiyetimiz var?.



Merhaba! Geçtiğimiz günlerde kanal editörümüz sayın Rıza Katı, Fransız bilim ve tıp adamı Nobel ödüllü Dr. Alexis Carrel’in “Dua” adlı kitabından bir pasaj alıntılayarak bize duanın gücünü tekrar hatırlatmıştı. Kendisine teşekkür ediyorum. Dr. Alexis Carrel’in “İnsan denen meçhul” adlı kitabını “Dua” adlı kitabından evvel okumuş, son derece etkilenmiş ve beğenmiştim. “Dua” adlı kitabını da okuyunca Dr. Alexis Carrel’in dua ile ilgili fikirleriyle bilgilerimi pekiştirmiştim.

Dua tabii ki çok önemli ve güçlü bir silah. Eğer inanarak ve samimi bir şekilde dua edersek, Allah dualarımızı kabul edecektir. Bu her din için geçerli; yeter ki inanmak ve samimi olmak bir numaralı etkenlerden bir tanesi. İşte bu duanın gücü ile ilgili şimdi size, gerçek, yaşanmış, birebir şahit olduğumuz bir olayı anlatacağım: Yüzde yüz gerçek çünkü bunu eşim ve ben yaşamıştık.

Bir seyahatkolik olarak dünyada 42 ülke ve yüzlerce kent gördük. Bu gördüğümüz yerlerden etkilendiklerimizden bir tanesi de Suriye, evet evet Suriye... Yanlış duymadınız; şu anda virane haline gelmiş savaşın yerle bir ettiği Suriye. Ama savaştan evvel seyahat ettiğimiz sırada - iyi ki seyahat etmişiz – son derece keyif aldığımız bilgilendiğimiz - seyahatçi tabiriyle - bir destinasyondu. Özellikle Suriye’nin arkeolojik yapısı, tarihi, kültürü ve Osmanlıların oradaki izleri bir seyahatkolik olan bizleri gerçekten çok tatmin etmişti ve seyahatimize doyamamıştık. Suriye’ye. bir kez daha seyahat için karar almıştık. Allah nasip etti; üç ay sonra bir daha Suriye’ye gittik.

Suriye seyahatimizde daha önce gittiğimiz ve çok etkilendiğimiz, Şam’a 60 km uzaklıkta Maloula adlı bir köyü de ziyaret ettik tekrar. Bu Maloula, Hz. İsa’nın konuştuğu Batı Aramice’nin hala konuşulduğu bir köy olarak orada yaşıyor. Manastırlar var, ikonlar var; kutsal bir yer. Bu köyü ziyarete giderken eşimin otobüste başlayan baş ağrıları artık dayanılmaz bir safhaya

gelmişti. Dayanamıyordu baş ağrılarına ve seyahati yarıda keseceğiz ama otobüsteyiz; otobüs hareket halinde ve yanımızda ilaç yok; en yakın hastane 60 kilometre. Maloula’ya indik. Eşim bir kenara çekildi. Ne yapacağımıza karar vereceğiz. Dayanamıyor ağrılara. Ben Ambülans çağırmadan rehbere gittim; bizim otobüsle seyahate artık devam edemeyeceğimizi, eşimin baş ağrısı olduğunu, dayanamayacağını ve otele kendi imkanlarımızla döneceğimizi belirttim. Rehberle konuştuktan sonra eşimin yanına geldiğimde onu bıraktığım yerde bulamadım. Oradakilere sorduğumda eşimin bir papazın

eşliğinde kiliseye doğru gittiğini söylediler. Ben de kiliseye gittim. Camdan baktım. Papaz elini eşimin başının üstüne koymuş bir takım hareketlerle dua ediyordu. İçeri girdim izlemeye başladım ve birkaç dakika sonra papaz duasını bitirdi. “Tamam” dedi. Eşimin suratında da gülücükler açtı. Yanıma geldi. “N’oldu?” dedim. “Baş ağrım geçti” dedi. “Sen rehberle konuşmaya gidince bu papaz yanıma geldi. ‘Senin başın mı ağrıyordedi; ben de ‘Evet, Nereden anladınız?’ dedim." Herhangi birşey söylememiş. ‘Beni takip et! kiliseye gidelim, sana dua edeceğim” demiş. Kiliseye gitmişler. Benim gördüğüm şekilde dua etti ve eşimin baş ağrısı tamamen geçti. O zaman rehbere dedim “Biz seyahate devam edebiliyoruz”. “Demin edemeyecektiniz. N’oldu?" dedi, Olayı anlattım “Olamaz öyle bir şey! Siz kesinlikle ilaç almışsınızdır yolda. O ilaç şimdi etki etmiştir.” dedi. Oysa herhangi bir ilaç almamıştık ve herhangi bir girişimde bulunmamıştık. Evet papazın duası Çiğdem’e (eşime) iyi gelmişti ve ağrı kesilmişti.

Dediğimiz gibi duanın gücü bu! Her zaman inanarak ve isteyerek samimi bir şekilde dua edersek. Allah sesimizi duyacak ve duamızı kabul edecektir. Hepimizin dualarının kabul edilmesini Allah’tan diliyorum. Selam ve duayla….


Comentarios


© 2021 İstanbul - Türkiye

bottom of page